Digibus olarak her tanışma toplantısında sorduğumuz net bir soru var? “Markanız veya işletmeniz bu toplantıda olsaydı nasıl biri olurdu?” Bu soruyu sorduğumuzda her defasında bizi şaşırtan cevaplar alıyoruz. 🙂 Bu soruyu sormamızın asıl gayesi marka adayımız kendi bilişsel farkındalığına sahip mi değil mi onu öğrenmek.
Eğer bir bilişsel farkındalık mevcutsa ona göre daha hızlı hareket edip bazı süreçleri daha hızlı geçebiliyoruz. Eğer marka kendi bilişsel farkındalığına sahip değilse bu süreçleri baştan başlatmamız gerekiyor. Yapay zeka devrimiyle birlikte bu soru, markanızın dijital ikizini inşa etme sürecinin ilk ve en kritik adımı haline geldi.
Bilişsel farkındalık, bireyin kendi biliş sistemi, yapısı, çalışması hakkındaki bilgisidir. Diğer bir deyişle, bilişsel farkındalık bireyin kendi biliş yapısı ve öğrenme özelliklerinin farkında olmasıdır.
Yapay zeka devrimiyle birlikte artık dijital pazarlama süreçlerinde de bir devrim yaşanıyor. Devrim ifadesini bu yazıda rahatlıkla kullanmak istedim. Metaverse için özellikle kullanmadığımız bir kelimeydi. 🙂 Bu konuyla ilgili yazdığımız içeriğe linkten ulaşabilirsiniz.
Markanız bir insan olsaydı nasıl biri olurdu?
Sağlıklı yaşam ürünleri satan bir marka için bir persona oluşturduğumuzda aşağıdakine benzer sonuçlara ulaşabiliriz.
Temel Profil:
- Eğitim: Üniversite mezunu
- Yaş: 38
- Cinsiyet: Erkek
- Medeni Durum: Evli, 1 çocuk
- Yaşadığı Şehir: İstanbul (şehirli ama doğayla bağ kurmaya çalışan)
Dış Görünüm & Stil
- Spor ve sade giyinir
- Düz renk tişörtler, oversize sweatshirtler
- Eşofman altı, jogger veya rahat kesim pantolon
- Spor ayakkabı tercih eder (koşu veya günlük sneaker)
- Abartılı marka logolarını sevmez
- Bakımlıdır ama “bakımlıyım” demeyecek kadar doğaldır.
Yaşam Tarzı
- Haftada 3–4 gün spor yapar (fitness, fonksiyonel antrenman, yürüyüş)
- Tam anlamıyla takıntılı değildir ama ne yediğini bilir
- Şeker ve işlenmiş gıdalara mesafelidir
- Zaman zaman intermittent fasting dener
- Uyku ve stres yönetiminin öneminin farkındadır
- Sağlıklı yaşamı bir trend değil, uzun vadeli yatırım olarak görür
Kendi bilişsel farkındalığına sahip olan veya bu farkındalığa bir ajans ile ulaşan marka veya işletmeler artık yapay zeka devrimi sayesinde kendi personalarını bir surete dönüştürebilirler.
Bu örnek personayı ilgili promt ile bir surete dönüştürdüğümüzde aşağıdaki gibi bir görsele ulaşıyoruz.

Burada markalar kendi personalarını en doğru şekilde ifade eden suretlere eriştiklerinde bu suretleri kendi markalarını yansıtan bir etkileyicilere/influencerlara dönüştürüp kendi ürün veya hizmetlerini kendilerine ait dijital varlıklar vasıtasıyla hedef kitlelerine ulaştırabilirler.
Yapay Zeka Bu Süreci Nasıl Hızlandırıyor?
Yapay zekâdan önce bir markanın karakterini ve sesini inşa etmek;
uzun kreatif toplantılar, tekrar eden brief’ler, yüksek prodüksiyon maliyetleri ve ciddi zaman kaybı anlamına geliyordu.
Bir persona oluşturulur, fakat o persona:
- Nasıl görünecek?
- Nasıl konuşacak?
- Kamera karşısında nasıl duracak?
- Hangi içerik formatında doğal olacak?
gibi sorular aylar süren deneme–yanılma süreçleriyle cevaplanırdı. Bugün ise yapay zekâ bu süreci kökten değiştiriyor.
Sora ve Veo Gibi Platformlar Ne Sağlıyor?
Sora ve Veo gibi video üretim araçları sayesinde markalar artık şunu yapabiliyor:
- Kendi personasını bir surete dönüştürebiliyor
- Aynı karakteri farklı senaryolarda konuşturabiliyor
- Kamera, ışık, mekân gibi prodüksiyon detaylarına takılmadan mesajı test edebiliyor
Bu şu anlama geliyor: Marka, henüz “yayına çıkmadan önce” karakterinin hedef kitlede nasıl bir his uyandıracağını görebiliyor.
Klasik Influencerlar ile Markaya Ait Influencerlar Arasındaki Farklar
| Başlık | Klasik Influencer | Markaya Ait Influencer |
|---|---|---|
| Sahiplik | Influencer’a aittir | Markaya aittir |
| Kontrol | Sınırlı | Tam kontrol |
| Dil & Ton | Influencer’ın kişisel dili | Markanın stratejik dili |
| Süreklilik | Kampanya süresiyle sınırlı | Uzun vadeli, sürdürülebilir |
| Güven | Kişiye duyulan güven | Markaya inşa edilen güven |
| Hikâye Anlatımı | Influencer’ın hikâyesi üzerinden | Markanın kendi hikâyesi üzerinden |
| Kriz Yönetimi | Riskli, kontrol dışı olabilir | Tamamen marka kontrolünde |
| Maliyet Yapısı | Tekrar eden, kampanya bazlı | Yatırım odaklı, uzun vadede daha verimli |
| Tutarlılık | Influencer değiştikçe değişir | Zamanla güçlenen tutarlılık |
| Ölçeklenebilirlik | Influencer kapasitesiyle sınırlı | Platformlar arası ölçeklenebilir |
| Algoritma Bağımlılığı | Yüksek | Daha düşük |
| Marka Hafızası | Geçici etki | Kalıcı marka kimliği |
| İçerik Sahipliği | Çoğunlukla influencer’da | Tamamen markada |
| Uzmanlık Algısı | Kişisel uzmanlık algısı | Kurumsal ve tematik uzmanlık |
| Topluluk Oluşturma | Influencer topluluğu | Markaya ait topluluk |
| Uzun Vadeli Değer | Düşük – orta | Yüksek |
Klasik influencer iş birlikleri görünürlük sağlar. Markaya ait influencer ise kimlik inşa eder. Bu iki yaklaşım aynı anda kullanılabilir; ancak uzun vadede fark yaratan, markanın kendi sesini oluşturabilmesidir.
Klasik influencer iş birlikleri size hızlı bir görünürlük sağlar ve bu hala çok değerlidir. Ancak markaya ait bir influencer yaratmak, size kalıcı bir kimlik ve sürdürülebilir bir dijital varlık kazandırır. Digibus olarak biz, markanızın sadece logosunu değil; dijital dünyadaki sesini, yüzünü ve karakterini tasarlıyoruz.



